Sosyal Sorumluluk

Makromarket olarak sosyal sorumluluk bağlamında pek çok çalışmaya imza atıyoruz. Bunların arasında, sağlık, özel günler, bilgilendirme ve bilinçlendirme, eğitim gibi çalışmalarımızı sayabiliriz. Yılın her döneminde, birbirinden farklı projeler gerçekleştiriyoruz.Çünkü kurumsal sosyal sorumluluk bilincinin ancak bu yolla yayılacağına inanıyoruz. Hizmet verdiğimiz müşterilerimiz ve Makromarket markasının taşıyıcısı olan çalışanlarımız bu sürecin en önemli parçaları. Çalışanlar artık yaşadıkları dünyaya değer verdiğini hissettikleri kurumlarda bulunmaktan daha büyük haz alıyorlar. Müşterilerse, hizmet aldıkları kurumun sadece maddi kaygıyla kalite sunmasını yeterli bulmuyorlar. Bunun için de biz, sosyal sorumluluk projelerimizi en iyi şekilde yerine getirmek ve etkin olarak yönetmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Sosyal sorumluluk projelerinde birinci hedef "insan". Kazandığımızı insanımızla paylaşmak adına çalışmalar gerçekleştiriyoruz. En önemli yatırım insana yapılan yatırım ve bunun da en anlamlı ve güzel yolu, sosyal sorumluluk projeleri. Bu projeler sayesinde müşterilerimizle bütünleşiyoruz ve onlar sayesinde önümüzdeki tüm engelleri aşıyoruz.

Sosyal sorumluluk, işletmeye, çalışanlara, yöneticilere, hissedarlara, müşterilere, tedarikçilere, topluma, devlete, çevreye ve hatta rakiplere fayda sağlayan bir kavramdır. Yani sosyal sorumluluğun temelinde "fayda" kavramı vardır. Biz de Makromarket olarak, sosyal sorumluluk çalışmalarımızı her açıdan değerlendiriyoruz. Bu projelerle marka değerimizi arttırırken, toplumsal saygınlık, çalışan sadakati, etik farkındalık, adil rekabet, kamusal alanlara yatırım, çevre kirliliğinin azalması, sürdürülebilirlik gibi kazanımları da göz önünde bulunduruyoruz.

Perakendeci, direkt olarak müşteriyle temas kuran bir şirket biçimidir. Bunun için de bir perakendeci firma, sadece satan, sadece ticari amaçla yönetilen bir firma olmamalı. Çünkü günümüzde sadece sattığınız ürünün ya da verdiğiniz hizmetin kalitesi fark oluşturmanız için yeterli olmuyor. Bundan 10 sene öncesine göre, çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. Bu yeni dünyada kurumlar, toplumun sorunlarına ve yaşadıklarına duyarlı olmak zorundadır. Bu, aynı zamanda kurumun gelişmişliğini ve hem iç hem de dış müşterisine olan saygısını gösterir. Rekabetin büyük önem taşıdığı günümüzde, kurum itibarının önemli bir bölümünü de sosyal sorumluluk projeleri oluşturuyor. Sonuç olarak, sosyal sorumluluklar, kurum kültürünün bir parçası olmalı. Biz de Makromarket olarak sosyal sorumluluğu bu bağlamda ele alıyoruz ve değerlendiriyoruz. Sosyal sorumluluk etkinliklerimiz, bizim bir parçamız. Ancak böyle bakan kurumların bu konuda başarılı olacağına inanıyoruz.

Eğer dünyanın daha iyi bir yer olmasını istiyorsak, daha rahat çalışabileceğimiz, daha huzurlu yaşayabileceğimiz bir ortam istiyorsak hem bireysel hem de kurumsal olarak sorumluluklarımız olduğunu unutmamalıyız. Sosyal sorumluluk projeleri zorunlu değil, gönüllü yatırımlar olduğundan bu işlere belli beklentilerle girmenin çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Tabi ki az önce söylediğim gibi, sosyal sorumluluk projelerinden işletme ve paydaşları pek çok fayda elde eder. Ancak bu tip projelerin geri dönüşleri uzun vadeli olur.

Makromarket olarak yeşil pazarlama kapsamında, mağazalarımızda "file" satmaya başladık ve müşterilerimizi file kullanımı konusunda bilinçlendirmek için çeşitli çalışmalar yaptık. Naylon poşet kullanımı, bizim sektörümüzün kanayan bir yarası. Hammaddesi petrol olan bu ürünlerin doğaya ve insan sağlığına zararları, saymakla bitmiyor. Oysa pek çok ülkede naylon poşet kullanımı yasaklanmış durumda. Bizdeyse, "Nasıl olsa bedava" anlayışıyla ihtiyaç fazlası poşet kullanılıyor. Zararları bu kadar büyük olan bir konuyu, yasaklarla değil ancak toplumsal bilinçle ortadan kaldırabilirsiniz. Biz de bu yaklaşımla bir kampanya başlattık. Geri dönüşümlerini de almaya başladık.